Pazartesi, Mart 21, 2016

İnsanlar Ölüyor Ölüyor Ölüyordu

Mesela canlı bombalar var. O gün herhangi bir sebepten civarlarında bulunan insanlarla birlikte, kendilerince kim bilir ne tür bir doğru zaman dilimi geldiğinde, paramparça olan tipler. Boom! Etnik kökenleriyle ilgili davaları falan var bunların. Bazılarının da mensubu oldukları dinle ilgili davaları var. Siyasi görüşleriyle ilgili davaları olanlar var. Davaları var insanların yani. Bunun için ölüyor ve öldürüyorlar. Gün geliyor uçakla gökdelene giriyorlar hahah gülesim geldi bi. Masumu zalimi, haklısı haksızı telef olup gidiyorlar. Üzülemiyorum doğrusu. Öfkelenemiyorum da. Yani diyorum, bu şey benim de sevdiklerimi bulabilir bir gün. Dünyanın her yerinde birilerinin sevdiklerini bulduğu gibi (hatta kimilerinin bizzat kendisini buluyor). Geriye sadece onları bir daha göremeyecek olduğumuz gerçeği kalıyor. Eh diyorum, eninde sonunda olacağı bu. Kanserler alıp götürecek, 3. beyin kanamaları, depremler, trafik kazaları götürecek, kalp krizleri, intiharlar, yaşlılık götürecek. Bazen de canlı bombalar, savaşlar, kıtlıklar, salgın hastalıklar. Bir cinnete ya da tecavüze kurban gideceğiz. Uzaylılar götürecek. 3517 yıldır bir şekilde düzenli olarak götürüldüğümüz gibi, çok şükür yitip gitmeye devam edeceğiz.

Yine de tüm bu ebediyete intikal sebeplerinin içinde bana en lüzumsuzu, uğruna ölümün göze alındığı davalar geliyor. Kafamın alması için diyorum, pamuk tarlalarında daha çok vakit geçirmem gerek. Ne var ki o diyarda zihin ne derece açılıyorsa, ciddiyet de o derece yitiriliyor. (Pamuk tarlası olanlar bilir.)

Neyse, duyarsızlıkta bir seviye daha atlamamın sevincini kursağımda bırakmak adına, bu akşamı da geciken maaşım hakkında dertlenerek geçirmeye karar verdim. Karar vermeler, sevinçlere bilinçli ket vurmalar. Yoksa bir davaya mı meylediyorum? Hmm.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.