Cuma, Temmuz 25, 2014

Kim Alkışlıyor?

Günlerdir bilgisayarı açmadım. 

Canımı sıkıyor. Yaptığım piyasa araştırmasıyla, 700 lira gibi bir fiyata satabileceğimi öğrendikten bir kaç gün sonra yere düşürmemle tüm değerini kaybetti. Sağlam özelliklere sahip olması açısından güzel bir bilgisayarsa da, hantal ve sevimsizdi. Isınamamıştım bir türlü. Bu sebeple para ederken elden çıkarmak iyi olacaktı. Şimdi ise hem hantal, hem sevimsiz, hem de harici bir klavyeye bağımlı. Her neyse. Günlerdir bilgisayarı açmama sebebim bunlar değil elbette. Aslında bir sebepten dolayı açmadığım da söylenemez. Sadece ihtiyacım olmadı. Amacım öyle bir cümleyle başlayıp, bu süreçte kafamı kurcalayan meselelerle devam eden bir şeyler yazmaktı fakat meseleler kafamı haddinden fazla kurcalamış olmalı ki, dile getirme düşüncesi bezginliğe dönüşüyor. Yine de, sanırım, evet şunun hakkında bir iki cümle kurabilirim:

İnsanların öykülerini yolladıkları siteler, dergiler; işin içine kadınlar girince cazibesini yitiriyor bence. Kendi adıma, 32 yıllık hayatım boyunca o sitelerde ve dergilerde daha bir tane okunası kadına rastlamadım. Kadın üslubunda; itici, yapay bir yan var. Olmuyor. "Biz de varız" çabasıyla, yetenek mefhumunu gözardı eden davranışlar sergilemeleri, nitelikli olmadıkları konularda ısrar buyurmaları moralimi bozuyor. Cür'et etmek gibi geliyor bana. Ajdarın inatla şarkı söylemesi gibi geliyor. Kadın olmakla ilgili biraz bağnaz bir bakış açım var galiba. Gerçi, (hadi cinsiyetçiliği bir kenara bırakayım) öyle çirkin ve başarısız şeyler coşkuyla alkışlanıyor ki artık, insan ister istemez beğenildiği hissine kapılıyor ve kabiliyetinin sınırlarından bağımsızlaşıyor herhalde. Halbuki kaç kişinin değil, kimlerin alkışladığı önemli.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.