Cumartesi, Haziran 21, 2014

Naptım? Hiç.

On günlüğüne Kütahya'ya kaçtım. Neredeyse her gün içtim, sarhoş oldum, meşhur tavanımı ve tarihi A. Mescidi'nin çatısı manzaralı penceremi seyrettim. Pek düşünmedim. Bir iki defa evi süpürüp sildim. Nevresimi değiştirdim. Gözlerim balon gibi şişene kadar ağladım. Geç uyudum, erken uyandım. Yağmura tutulup sırılsıklam oldum. S. ile müzenin bahçesinde oturdum. G. ile ne hissedeceğimi bilemediğim konuşmalar yaptım. N. Pastanesi'nin kıymalı böreklerinden yedim -ki kendini özleten bir lezzeti vardır. Lavabomu ovdum ve İzmit'e döndüm.

Çalışılacak ders, girilecek sınav, gidilecek iş; hiç biri yok. Bilinmez bir tarihe dek ağzıma kadar boş vakitle doluyum. Odamdan hoşlanmadığıma karar verdim ve evin iki cephesini gören "köşe oda" dediğimiz odaya yerleştim. Köşe odadaki köşe takımında yatıp kalkıyor, okuyup yazıyor, düşünüp susuyorum. Aileyle birlikte yaşamanın bir yan etkisi olarak dikkatim sık sık dağılsa da; genel anlamda sakin, izole, sempatimi kazanmış bir mod.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.