Cumartesi, Ocak 11, 2014

Mektup

Merhaba Adelhayd Teyze,

Olduğun yerde durum nasıl bilmiyorum ama burada hayat kusursuz bir bayağılıkla devam ediyor. İnsanlar nemrut suratlarıyla, önemli bir şeyler yapıyormuş gibi ortalıkta dolanıyor. Günde ortalama 1517 adam, penceremin altından geçerken boğazını büyük bir gürültüyle temizleyip balgamını atıyor. (Bazen bana bir mesaj vermeye çalıştıklarını düşünüyorum.) Yaklaşık 3517 kadın, günlük, kocalarının huysuzluğundan başlayıp hastalıklarına uzanan ve pasta börek tarifiyle sonlanan muhabbetlerini icra ediyor. Deliler, deli oldukları için pek de anlaşılmayan delice davranışlarını sergiliyor. Çocuklar birbirinden haklı sebeplerle ortalığı yaygaraya veriyor ve köpekler bütün gün uyuşuk uyuşuk yatıp, karanlık çöker çökmez çılgınlar gibi havlamaya başlıyor. 

Bense, tahmin edeceğin üzere oturuyorum ve bugün neyi kafama taksam da kendimi huzursuz etsem diye düşünüyorum ve bozuk gözlerimin el verdiği sürece bir şeyler okuyorum ve sigara içiyorum ve geçenlerde keşfettiğim sütlü şekersiz türk kahvelerinden tüketiyorum bol bol. Hem de sevgilimden edindiğim alışkanlıkla kocaman bir kupanın içinde. Bence sen de kocaman bir kupada türk kahvesi içmeyi denemelisin. Belki hoşuna gider ve bu alışkanlık benden de sana geçmiş olur. Sonra senden bir başkasına ve ondan da bir başkasına. Böyle böyle sessiz ve anlamsızca yayılan bir alışkanlığın öncüleri oluruz. Sanırım, sevgili Adelhayd Teyze, gerçekten çok fazla boş vaktim var.

Biliyorsun artık çalışmıyorum. Hoş çalışsam da, o keçileri tamamen kaçırmış ekiple neye dönüşürdüm kestiremiyorum. Bilemiyorum, hayatımızın büyük bir bölümünü iş yerlerinde geçiriyoruz ve para kazanmak, çoğunlukla katlanmak zorunda kaldığımız eylemlere tabi . Tanrım insanlar bu noktaya nasıl sürükleniyor anlamak mümkün değil. Galiba mesai saatleriyle ilgili bir durum. Geçenlerde, yapacak hiç bir işim olmadığı halde sabahın köründe uyanıp gözlerimi tavana dikmiş bunu düşünüyordum. Eğer dünyayı ele geçirseydim, değiştirmeye mesai saatlerinden başlardım: 9.30-12.30 ve 13.00-16.00

Sence de şahane değil mi? Yani insanlar kahvaltılarını evde yapabilmeli ve çıkışta bir kafeye ya da bara uğrayabilecek vakitleri ve enerjileri kalmalı. 31 yaşındayım ve hala neyi nereye yetiştirmeye çalıştığımızı kavrayabilmiş değilim. Peh. Şu hale bak. Neler anlatıyorum. Aslında planım seni eğlendirmekti. Fakat, çok kıymetli Adelhayd Teyze, onca insani nitelikten bana düşen miskinlik ve sonu gelmeyen şikayet hali oldu.

Sevgiler 
ATB

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.