Pazartesi, Haziran 24, 2013

Rekor / 02.06.2007

Aklımdan geçenleri inkar etmek, mutlak sonuçları kabullenmemi geciktirmekten başka işe yaramayacak. Vakit kaybı.
Yetişmeye ya da yetiştirmeye çalıştığım bir şeyler olmasa da. Miskinliğim; beceriksizliğime uydurduğum kılıfa dönüştü. Bir gün bir şey olacak ve hayatım yön değiştirecek. Bir işaret gelecek. Bekliyorum. Dahası buna yürekten inanıyorum. Kurgu olmadığına eminim. Yine de hazırlanmak adına kılımı kıpırdatmıyor oluşum şüphe uyandırmıyor değil. 

Gün içinde onlarca ruha bölünüyorum.
Onlarca duyguya bürünüyorum. Bir şeylere karar veriyor sonra tüm o şeylerden vazgeçiyor ve başka bir şeylere karar veriyorum. Listeler hazırlıyorum. Alınacaklar, yapılacaklar, okunacaklar, seyredilecekler, dinlenecekler, takıntı haline getirilecekler ... Tüm bunları özenle temiz kağıtlara geçiriyor ve bir kenara koyuyorum. Arada göz gezdirip, hayaller kuruyor; kısa süre de olsa enerji dolu hissediyorum, dünyayı bir tam tur döndürebilirmişim gibi. Sonra hepsini yırtıp atıyor, yeni listeler hazırlıyorum. İçerik değişmese de, uslupta farklılık yaratmaktan çekinmiyorum. ve dinlenme vakti.. Yatağıma uzanıp odamı seyrediyorum. Odamdaki herşeyden nefret ediyorum. İsteyerek sahip olduklarım, istemediklerimin arasında silik görünüyorlar. Halbuki sırıtmaları gerekirdi. Beynimin içinde kurduğum dialoglardan, zaman zaman kendimi mırıltıyla konuşurken bulmaktan yorgun düşüyor ve uyuyorum. Uykuya her dalışım, rutinime bir çentik atıyor.. ve her uyanışım, "kendimi tekrar etme" rekorumu kırıyor. Günler işte böyle geçiyor.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.